|
Soru 1: Biliyoruz ki alkolün
olumsuz etkileri, alınan miktara ve sıklığa
göre değişir. Ne kadar içki içmek
“normal”dir ?
Cevap 1: Günde 1-2 kadeh
içki almanın kalp hastalığı riskini
azaltabileceğine işaret eden bilimsel araştırmalar
vardır. Sonuçları itibariyle alkol kullanımı
geniş bir yelpaze oluşturur. Alkolü, seyrek
olarak az miktarda problemsiz olarak kullanan
pek çok insan olduğu gibi bu nedenle zaman
zaman başı derde giren kişiler ve yelpazenin
en ucunda alkolsüz yaşayamaz hale gelen
insanlar vardır.
Alkol kullanımının tıbbi
olarak kabul edilen normal sınırı günde
erkekler için 2, kadınlar için 1 içkidir.
Birim olarak 1 içki, kabaca, bir kutu yada şişe
biraya, bir bardak şaraba ya da 45 ml'lik bir
“tek” sert içkiye (votka, viski vb) eşittir.
Bu şekilde hesaplandığında alınan içkinin
türünün hiç bir önemi yoktur. Yani üç
bira içmekle üç tek votka içmek aynı
miktarda alkol alınmasını sağlar ve aynı
etkiyi yapar. Dolayısıyla birayı bu bağlamda
zararsız bir meşrubat gibi görmek anlamsızdır.
Soru 2:
Alkol kullanımının
bir kişide problem haline geldiğini ne zaman söyleyebiliriz?
Cevap 2:
Alkolizm deyince zihinlerde, parklarda ispirto
şişesine sarılıp sızan ağır alkol bağımlıları
canlanır ve kişiler kolayca kendilerinde “alkol problemi olmadığını” söylerler.
Oysa alkol kullanmanın problem haline dönüşmesi
için kişinin sürekli alkol alıyor olması
bile gerekmez. Kişi, zaman zaman kullansa da,
alkol almaya bağlı olarak aşağıdaki
problemlerden birisini dahi zaman zaman yaşıyorsa
profesyonel yardımı gerektirecek düzeyde
alkol kullanma problemi var demektir:
1. İşte, okulda ya da evde
üstüne düşen görevleri tekrarlayıcı bir
biçimde aksatma: Kişi alkol nedeniyle zaman
zaman işini ya da okulu aksatır.
2. Fiziksel olarak tehlikeli
durumlarda yineleyici biçimde alkol kullanımı:
örneğin alkol etkisinde iken araba kullanmak.
3. Alkol ile ilişkili ortaya
çıkan yasal sorunlar: örneğin alkollü iken
kavgaya karışıp göz altına alınma.
4. Alkolün neden olduğu ya
da alevlendirdiği sürekli ya da tekrarlayıcı
insanlar arası sorunlar: örneğin alkol
nedeniyle eşle tartışmalara girmek.
Böyle bir kişi, içkinin
zararlı sonuçlarını kontrol edemiyor
demektir. Bu duruma tıpta “alkol kötüye
kullanımı” adı verilir.
Soru
3:
Alkol bağımlılığı nedir?
Cevap
3: Aşağıdakilerden
en az üçü varsa alkol bağımlısı tanısı
koyarız:
1.
Niyetlendiğinden daha fazla miktar
ve sürede alkol almak. Örneğin kişi bir
bardak içmek için başlar, ama bir şişe
bitirmeden kalkamaz.
2. Kişi bırakmayı
istediği ya da defalarca bırakmayı denediği
halde yeniden içmeye başlar. Zaman zaman bir
kaç gün ya da ay içmeyebilir. Bunu
‘istediği zaman bırakabildiğinin’ kanıtı
olarak göstermeye çalışabilir.
3. İçkiye
fazla vakit ayırır. Bazıları gün içinde
kimseye fark ettirmemeye çalışarak içebilir.
4. İçki
içmeye fırsat bulamadığı sosyal
faaliyetleri, hobileri, başka zevk verici
aktiviteleri azaltır ya da terk eder.
5. Alkole
bağlı ya da alkolle artan fiziksel (karaciğer
hastalığı, yüksek tansiyon, gastrit vb),
ya da psikolojik (depresyon, anksiyete, uyku
bozukluğu vb) problemler yaşamasına rağmen
içmeye devam eder.
6. Aynı
etkiyi almak için içtiği miktarı arttırır
ya da başkaları için çok sayılacak
miktarlarda içtiği halde etkilenmez (bunu,
yanlış olarak iyi bir şeymiş gibi, alkole
dayanıklı olduğunun kanıtı olarak öne sürebilir).
7. Alkol
almadığı zaman titreme, terleme, çarpıntı
gibi şikayetler yaşar.
Soru
4: Alkolizm bir
hastalık mıdır?
Cevap
4: Alkolizm müzmin (kronik),
tekrarlayıcı bir hastalıktır. Bu hastalık
ilerleyicidir, yani gittikçe kötüleşebilir.
Aralarda kendiliğinden ya da herhangi bir dış
etkiyle belirtileri azalsa bile zaman içinde
yeniden ortaya çıkabilir. Alkolizm; şeker
hastalığı, yüksek tansiyon vb diğer kronik
hatalıklar gibi sürekli takibi gerektirir.
Aralarda kriz durumları yaşanabilir.
Alkoliklerde alkole karşı
fiziksel bir duyarlılığın yanında bütün
istenmeyen sonuçlarına rağmen sadece irade gücü
ile yenilemeyen bir içme arzusu vardır. Yani
bu kişiler alkole bağlı olarak yaşadıkları
kötü sonuçlardan ders almazlar ve hatta başlarına
gelenlerin gerçek nedeninin alkol olduğunu
inkar ederek teselliyi yine alkolde ararlar
Soru
5: Alkolizmden
kurtulmak mümkün mü?
Cevap
5: Toplum, alkol kullanımını
kontrol edemeyen kişilerin ruhen zayıf hatta
dengesiz olduğunu düşünür. Bir çok alkolik
de kendisini böyle görür. Ancak alkolizmin
bir hastalık olarak görülmesinden asıl kasıt
kişinin alkol karşısında iradesini ve seçim
yapma gücünü kaybetmesidir. Alkol karşısında
güçsüzlüğünü kabul etme ve bu konuda yardım
arama, iyiye doğru değişimin ilk adımı ve
mutlak şartıdır. Milyonlarca insan bu ilk adımla
başlanan yolda alkolün sosyal hayatlarına
verdiği zararların üstesinden gelmişlerdir.
Hasta olduğunu kabul edip iyileşmeye istekli
olan kişiler tedaviden ve adsız alkolikler
gibi kendine yardım (self help) gruplarından
en iyi yararlanırlar. Ama tedavi için kişinin
‘alkolik’ olduğunu kabul etmesi şart değildir.
Önemli olan danışma amacı ile de olsa bir
uzmana başvurmasıdır. Çünkü tedavicinin görevi
kişiyi, eğer varsa, tedaviye ihtiyacı olduğuna
ikna etmektir. Bunun belli teknikleri vardır.
Bu arada şunu da belirtmek gerekir ki bağımlılık
tedavilerinin ve kendine yardım gruplarının
etkinliği kesin olarak kanıtlanmıştır.
Soru
6: Bir kişi
alkolik olduğumu nasıl itiraf edebilir?
Cevap
6: Kendisine ve çevresine karşı dürüst
olarak. Bir çok alkoliğe çevresi, hatta
doktorlar tarafından alkolik olmadığı, tek
ihtiyaç duyduğu şeyin biraz daha irade gücü,
çevre değişikliği, istirahat ve yeni hobiler
olduğu söylenmiştir. Zaten alkolikler de
alkol problemi olduğunu inkar etme eğiliminde
olduğu için bu yorumları severek kabul eder.
Ama zaman içinde artan problemler gerçeği
ortaya çıkarır. Bir çok kişi alkol karşısında
aciz olduğunu ve yenik düştüğünü itiraf
edene kadar korkunç deneyimler yaşar, maddi ve
manevi büyük kayıplara uğrarlar. İnsanlarla
ilişkileri bozulur, çalışma hayatları alt
üst olur, ruhsal çöküntü yaşarlar. Oysa bu
kadar ağır bir bedel ödemeden, alkol içmeyi
kontrol edemediğinin farkına varıp yardım
arayışına girmek en iyisidir.
|