Eğitsel ve Bilişsel Etkenler:
1 - Erken öğrenilen deneyimler; Cinsellik
hakkında bilgi kaynakları (aile, diğer yetişkinler ) ön yargılı
alışkanlıkların ve gerçek dışı beklentilerin yerleşmesine neden
olabilir. Erken öğrenilmiş bu deneyimler, daha sonraki cinsel davranışı
büyük ölçüde etkileyebilir.
2 - Cinsel bilgisizlik; örneğin; partnerin
uyarılmasını sağlayacak davranışta bulunmamak , bunun cinsel
etkinlikteki rolünün önemini bilmemeye bağlı olabilir.
3 - Cinsel mitlere inanma
a - Cinsel rol beklentileri; cinsel etkinliği
erkeğin başlattığı, erkeklerin daha deneyimli oldukları ve durumun
kontrolünü ellerinde tutmazlarsa kolaylıkla öfkelenebilecekleri,kadınların
uysal oldukları, cinsel etkinlikten katılımcı olarak hoşlanmadıkları
ve sadece doğum kontrolünden sorumlu oldukları şeklindeki
stereotipik inanışlardır. Bu inanışlar, cinsel işlev bozukluklarına
yol açan önemli sorunlardır ve yaygın olarak bulunur.
b - Yaş ve görünüm hakkında mitler; yaşlı,
çekici olmayan veya sakat kişilerin cinsel etkinlik açısından
yetersiz veya ilgisiz olduklarına veya partner bulamayacaklarına ilişkin
mitler vardır. Bu sınıflamalardan her hangi birine girdiğine inanan
kişiler ya da bu grupta yer alan kişiler ya da tekrarlayan şekilde bu
grup içinde bırakılan kişiler “anormal” olarak düşünülecekleri
korkusuyla cinsel etkinlikten kaçınırlar.
c - Uygun-uygunsuz cinsel etkinliğe yönelik
mitler; uygunsuz cinsel etkinlik hakkında insanların güçlü
inançları vardır. (örneğin; menstrüasyon esnasında cinsel
etkinlik ya da elle genital uyarılmaya karşı tabular)
d - Cinsel cesaret hakkında mitler; örneğin;
penis boyunun cinsel güç ya da cesaret için belirleyici olduğu inanışı,
küçük göğüslü kadınların kadınlıklarının yetersiz olduğu
ya da çocuklarını emziremeyecekleri inanışı ve belirli bir yaşta
ejakulasyon kapasitesinin azalacağı gibi inanışlardır. Elle doyum
hakkındaki mitler; cinsel yeterliliği azaltacağı, homoseksüel eğilimlere
yol açacağı ya da akıl hastalığına yol açacağı şeklindedir.