Bu sayfada bu güne kadar
depremle alakalı bir çok yazı yayınlandı.
Bazıları deprem psikolojisi üzerine idi. Aslında
depremin üzerinde altı ay geçti. Bazılarımız
için sorunlar tama yakın bitti bile. Ancak
bunca süreye rağmen bir kısım insanlar hala
deprem anını yaşıyor ve bu yaşadıkları
ile de hayatı altüst olmuş durumda.
Bu tür ciddi travmalardan
sonra hiç bir sorun yokken 6 ay sonra bile başlayacak
bazı belirtiler tarif ediliyor. Tekrar deprem
olur kaygısını getirdiği huzursuzluk,
irkilme, sürekli tetikte olma hissi her an
harekete hazır vaziyette bekleme insanları
ciddi bir şekilde rahatsız ediyor. Günlük yaşamın
bazı alanlarında işlev kaybına neden oluyor.
Bunlardan birkaçını yazmak istedim.
Bu belirtiler farkında
olmasak ta hayattan zevk almamızı işimizde
verimli olmamızı engelleyen belirtilerdir.
Yatak odasında uyumama:
Bazılarımız ilk büyük depremi yaşadığımız
mekana gitmekten korkuyoruz. Ve çoğumuz içinde
bu mekan yatak odamız. Bütün aile fertleri
oturma odasında hep beraber uyuyorlar. Sanki
yatak odasında olan deprem oturma odasında
olmamış gibi. Böyle olunca da uyku
kalitesinde azalma ertesi güne yansıyan bir
yorgunluk, gerginlik hali oluyor. Bence olağan
üstü halden normal yaşama geçmenin zamanı
çoktan geldi de geçiyor bile.
Kapalı mekanlardan uzak
durma isteği:
Deprem sonrasında kapalı yerlerden uzak durma
hele yalnız başına böyle bir yerden kaçınma
ile çok sık karşılaştığımız bir durum.
Bunu ne gibi olumsuzlukları var. Mesela kapalı
bir yerde çalışan kişi sürekli tedirgin
olduğu için dikkatini işine veremiyor,
sinirli ve gergin davranışları ile lüzumsuz
tartışmalara ol açabiliyor. İş verimi düşüyor.
Ev hanımı ise yanında sürekli birilerini
istiyor.
Banyo yapmaktan kaçınma: Temelinde
ya banyo yaparken deprem olurda çıplak yakalanırsam.
Ve öyle kaçarsam düşüncesi var. Bu yüzden
haftada iki-üç kez banyo yapan bazı insanlar
ayda bire kadar zamanı uzatmaya başlamış. Ve
çok kısa zamanda banyodan çıkar olmuş.
Cinsellikten kaçınma:
En başta yazdığım durumla da ilintili olarak
ortay çıkan bu durum hayattan zevk alamama ya
paralel ortay çıkmış olabilir. Ancak bir başka
dinamik yorum ise “çıplakken deprem olursa
ne yaparım kaygısı.” Cinsel yaşam insan
hayatında psikolojik ve bedensel boşalmayı ve
gevşemeyi sağlayan çok önemli bir durumdur.
Dolayısıyla bu boşalımın gerçekleşmemesi
ile günlük yaşamda sıkıntılarını şimdiden
ortaya çıkarmaya başlamıştır bile. Evinde
cinsel tatmini bulmayan bazı kişilerin dışarıya
kayması bunun en uç örneği olsa bile azımsanmayacak
oranda karşılaşılan bir durumdur.
Gelecekten hiçbir
beklentinin kalmaması:
Artık hiç bir şey eskisi bu gibi olmayacak.
Ve ben artık neden yaşıyorum. Bu düşünce
depressif düşünce içeriğinin bir mahsulü
olarak karşımıza çıkmakta ve insanın maddi
ve manevi gelişimini engellemektedir.
Gelecekten beklentisi olmayan birinin işinde
evinde yenilikler için çaba sarf etmesi
beklenemez. Bu nedenle bu patolojik düşünce içeriğinin
yol açtığı olumsuzlukların gözden kaçırılmaması
gerekir. Depresyon sorgulanmalı ve gerekirse
tedavi ettirilmelidir.
Genel bir ilgi kaybı:
Eskiden zevk alarak yapılan bir çok işe karşı
artık ilgi duymamama psikolojik durumumuzdaki
genel çökkünlük halinin bir başka yansıması
olarak karşımıza çıkmaktadır.
Gereğinden fazla hassas
davranma: Tekrar
deprem olacak söylentileri yüzünden hayatının
temel düzeni üzerinde ciddi değişiklikler
yapma. Örnek işinin evinin tüm yakınlarının
olduğu bir mekanı terk etme göç edip gitme düşüncesi.
Bu düşünce ile insanlar psikolojik sorunlarında
kaçtıklarını sanmaktadır ama aslında yapılan
bilimsel çalışmalarla ispatlanmıştır ki bu
tür kaçışlar ruhsal durumumuzdaki
olumsuzlukları değiştirmemekte aksine bazen
daha da olumsuz hale getirmektedir.
Yalnızca fizik olarak hasarlı
ve oturulamayacak durumdaki mekanları değiştirmek
onun dışında söylentilerle yada ne zaman
olacağını hiç kimsenin kesin olarak söyleyemeyeceği
bir depremden kaçmak için hayatımızdın
temel dinamiklerini değiştirmenin anlamlı
olmayacağını hatırlatmak isterim.
Hem sonra nereye kaçabilirsiniz
ki. En güvenli olduğu yer olarak söylenen
Konya bile salandı. Mevcut durumunuzdaki şartları
iyileştirmeyen çalışsanız bu psikolojik
sorunlarınızın daha kolay çözüldüğünü
göreceksiniz.
Bunlar bu günlerde en çok
karşılaştığımız durumlar. Eğer sizde de
hala günlük yaşamını etkileyecek boyutta
anormal irkilmeler, korkular ve kaçınmalar
varsa bir an evvel bir psikiyatristle görüşmenin
zamanı gelmiş demektir.