ELAZIĞ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI HASTANESİ
|
[B]Türkiye?nin en önemli psikiyatri kurumlarından bir olan 1925?teki adıyla Elazığ Emrazı Akliye ve Asabiye Hastanesi . [/B]
Halen Türkiye?nin önemli hastaneleri arasında olan Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi, Cumhuriyet kuşağının özverili ve idealist bir hekim kuşağının çalışmaları sayesinde kuruldu ve ülkenin doğusunda önemli bir hizmet boşluğunu doldurdu. İşte kurucularının tanıklığı ve günümüzdeki önemli özellikleriyle Türk psikiyatrisinin önemli sayfalarından biri daha...
İstiklal savaşından sonra biri memleketimizin doğusunda, diğeri batısında iki akıl hastanesi açılmasına ihtiyaç duyulmuştu. 12 ocak 1925 yılında Dr. Ahmet Şükrü Emed tarafından Elazığ Emrazı Akliye ve Asabiye Hastanesi 50 yataklı olarak tesis edildi ve hizmete girdi. 1951 yılına kadar 50 yatak ve tek binadan ibaret olan hastane 1951-1973 yılları arasında hastane tarihinde en uzun süreli baştabiplik görevini sürdüren Dr. Mutemit Yazıcı tarafından 12 binadan oluşan 1000 yataklı bir hastane haline getirildi. Hastane binalarının yapımı ve teçhizatında Elazığlı hayırseverler sağladığı büyük destek, adeta halkla hastanenin o dönemde kaynaşmasını sağlamıştı. Uzun yıllar tek hekim olarak şevkle çalışan Dr. Mutemit Yazıcı, 23 yıl aralıksız başhekim olarak çalıştı. Bir dönem Elazığ?da belediye başkanlığı da yapan Dr. Mutemit Yazıcı?nın renkli kişiliği, çalışkanlığı, esprili ve enerjik yapısından dolayı bugün bile Elazığ?da adından çok bahsedilmektedir. O dönemde Elazığ?daki en güzel çevre düzenlemesine sahip olan hastane bahçesine halktan dinlenmek için gelenler olurken daha sonraki dönemlerde bu özelliklerini yitirmiştir. 1970?li yıllara kadar bizzat dönemin sağlık bakanları tarafından evlerinde ziyaret edilerek hastaneyi yönetecek başhekimler aranırken, daha sonraki dönemlerde çeşitli politik nedenlerle yıllarca branş uzmanı olmayan kişilerin yönetimine bırakıldı.
1925 yılında şehrin dışında kurulan hastane bugün şehir merkezinde kalmıştır. 63 dönümlük bir alan üzerinde bulunan hastane 10 ayrı servisi, 420 yatak kapasitesi ve 250?ye yakın personeli ile doğu ve güneydoğu Anadolu bölgesindeki on sekiz ile hizmet vermektedir. Yatak işgal oranı %90 civarındadır. Hastaneye 2003 yılı başında uzun bir aradan sonra branş uzmanı bir başhekim atanmıştır. Bu değişiklik hastaneye yeni bir ivme kazandırmış ve yıllarca gözden ırak tutulan hastanenin gelecekte bölgenin en modern ve işlevsel psikiyatri hastanesi olması yolunda çeşitli çalışmalar planlanarak bir kısmı hemen faaliyete geçirilmiştir. Otomasyon sistemi kurulmuş, adli hizmetler ve arşiv sistemi günümüzün gereklerine göre yeniden düzenlenmiştir. Hastane çevre düzeninin 1970?li yıllardaki duruma getirilmesi için çalışmalar başlatılmıştır.
Elazığ Akıl Hastanesinin kuruluşunu Dr. Ahmet Şükrü Emed şöyle anlatıyor.
?Topbaşı Bimarhanesine ait bir işin takibi için İstanbul Sıhhat ve İçtimai Muavenet Müdürlüğüne gitmiştim. Dr. Kemal Muhtar Bey beni, odada oturan kalpaklı ve gözlüklü bir zatla tanıştırdı. Bu zat sıhhiye vekili Dr. Refik (Refik Saydam) Beyefendi idi. Refik Bey sitemli bir tarzda hemen söze başladı ve ?İngiliz gençleri dünyanın her köşesinde memleket için çalışır, sizler hep İstanbul?dasınız. Milli mücadelede doktorsuzluktan ve hastanesizlikten çok sıkıntı çektik. Tek akıl hastanemiz yoktu. Anadolu sabırsızlıkla sizleri bekliyor.?
Cevabım şu oldu. ?Nereye gideceğimizi emir buyurdunuz da İstanbul?u mu tercih ettim??
Refik Bey memnuniyet ifade eden fakat amirane bir eda ile, ?Anadolu?da bir akıl hastanesi açmak istiyorum. Bu hastanenin tesisi işlerini üzerine alır sonra da başhekimliğini kabul eder misin?? dedi.
Refik Beyin bu teklifi benim için bir sürpriz oldu. Beyefendi dedim, Koca Anadolu?da bir tek akıl hastanesi açmak pratik bakımdan büyük bir mana ifade etmez. Yol ve muvasele durumu iptidai denilecek bir halde olduğundan açılacak hastaneden istifade mahdut olur. Hiç olmazsa biri şarkta, biri garpta iki akıl hastanesi kurmayı tensip buyurursanız, emrinizi ifada büyük haz duyarım.
Refik Bey, ?Hay hay çok münasip olur, sizlerden ancak böyle bir karar beklerdim? dedi.
Ertesi gün Hudut ve Sahiller sağlık Umum Müdürlüğü binasında Refik Bey Topbaşı Bimarhanesi baştabipliğine üç aylık mezuniyetim için bir tezkere imzaladı ve refakatime bir memur verdi, mubayaat için de 10 bin lira ayrıldı.
Hastanelerden biri Elazığ?da diğeri Manisa?da açılacak, bir müddet sonra da Manisa?daki İzmir?e nakil ve tevsi edilecek, şimdilik mevcut binalardan faydalanılacak ve zaruri tadilat yapılacaktı. Kısa bir zaman sonra yeni inşaata geçilecek ve ilk senenin hasta yatak kadrosu 50?şer olacaktı. Hastaneler açılınca ben Manisa hastanesinde baştabip olarak çalışacaktım. Elazığ hastanesi için de bir arkadaşı tavsiye edecektim.
Refik Bey?in gösterdiği itimat moralimi yükseltmişti. İki hastane için kahverengi muşambalardan cilasına, cila bezlerine, kartonlarına ve çivilerine kadar gerekli malzemeyi satın aldım. Günlerce Beyazıt?ta bakırcılarda tazyikli akarsuyu olmayan şehirlerde ne biçimde banyolar kullanılacağını soruşturdum ve öğrendim. Çarşı içinde de yorgancılarda akıl hastalarının bozamayacağı malzeme temin ettim.
Bazı mücbir sebepler dolayısıyla Manisa akıl hastanesine Dr. Ali Muhlis Bey tayin edildi. Beni Ankara?ya çağırdılar, Refik Bey üzülerek hadiseyi anlattı. Bu tayinin iradesi dışında yapıldığını beyanla bu değişiklik karşısında nasıl hareket edeceğimi anlamak istiyordu. İki hastanenin tesisi işleriyle uğraşmak ve birinde vazife almak üzere İstanbul?daki muayenehanemi kapattığımı da biliyordu. ?Manisa hastanesine bir baştabip tayin edildiğine göre Elazığ hastanesi için namzet yoksa işler geri kalmasın, oraya ben giderim? dedim.
Refik Bey heyecanla teşekkür etti ve kuvvetle elimi sıktı. Şiddetli bir kış lodosu esiyordu. Haydarpaşa?dan Nusaybin?e kadar trenle gittik. Şeyh Sait isyanı dolayısıyla Elazığ?da istiklal Mahkemesi kurulmuştu. Yollar emniyet içinde olmadığından eşkıya baskınları oluyordu, eşkıya baskınına uğrayan bazı kişilere rastladık. Moralimiz bozuldu. Beraberimde Topbaşı?ndan biri erkek, diğeri kadın iki hastabakıcı ve iki kobay vardı.
Uzun ve çok yorucu bir yolculuktan sonra Elazığ?a vardık. Eşyalar da daha önce Elazığ?a vasıl olmuştu. Beşkardeşler binası hazırdı. Nihayet 12 ocak 1925 günü Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti?ne Elazığ Emrazı Akliye ve Asabiye hastanesinde işe başladığımı bildirdim. Refik Beyefendinin arzuları yerine gelmiş, istiklal Savaşı?nda mahrumiyeti ve sıkıntısı çekilen akıl hastaneleri memleketin iki köşesinde faaliyete geçmişti.
Dr. Mutemit Yazıcının anılarından
?1951 senesinde sağlık bakanı Dr. Ekrem Hayri Üstündağ evime gelerek Elazığ akıl hastanesine başhekim olmamı istedi. Hanıma da ricada bulundu. Bu asil jeste hayır diyemedik. 22.4 1951?de göreve başladım.?
1963 senesinde 400 yataklı betonarme bina sağlık bakanı Dr. Yusuf Azizoğlu tarafından hizmete açıldı. Azizoğlu çok memnun oldu. ?Bu sıralarda Avrupa?da bir çok kongre var, git gez ve bu kongrelere iştirak et? diyor ve bana ?ağabey? diyordu. Kendisine ?tıp fakültesinin nüvesini yapmak istiyorum. Bana yardım eder misiniz?? dedim. Size 140 bin lira göndereceğim, onunla bir milyonluk iş yapabilirsiniz dedi. Avrupa?da Türkiye adına iştirak ettiğim kongrelerden döndüğümde para hazırdı. Hemen kum çekildi, yüzlerce hasta tuğla imal ediyorlar, demirler satın alınıyordu. Kereste geliyor, çivi alınıyor ve para mali usullerle sarf ediliyordu. Bu bina 60 metre uzunlukta, üç katlı ve 2.200 metrekare olacaktı. Bina bitti, kaloriferler yandı, Ankara?dan profesörler, doçentler, asistanlar ve öğrenciler 30 kişilik gruplar halinde geliyorlardı. Şenlikte hastanedeki öğrenciler 1000 hastanın içinde istedikleri hastayı hemen buluyorlardı. Diyarbakır?da, Erzurum?da hatta Ankara?da bu imkanlar yoktu. Zamanın sağlık bakanı Faruk Sükan ve Danıştay üyeleri ihbar nedeniyle gelmişlerdi. 140 bin lira usulsüz harcanmış, bu parayı ödemeli imişiz. Ama bir milyon liralık bina yapılmıştı. O kendilerini alakadar etmezmiş. Sayıştay?a müdafaa yazdım. 2490 sayılı kanunun cesaret kırıcı, kabiliyetlere mani olduğunu yazdım. Sonunu şöyle bitirdim. Düşman ne Rus?tur ne Yunan, düşman iki bin dört yüz doksan. Durumu Sükan?a bildirdim. Sayıştay ödememde ısrar ediyordu. Nihayet sarf edilen para ve yapılan iş mukayese edildi ve bakanlar kurulunda beraat ettik ve kurtuldum.
Hastanenin 1975 yıllığında yer alan ruh sağlığının önemini vurgulayan sloganlar
? En kıymetli hazinemiz aklımızdır.
? Deli değil ruh hastası
? Tımarhane değil akıl hastanesi
? Ruh sağlığı sağlıkların başında gelir
? Birbirimizi sevelim, ruh sağlığımızı koruyalım
19. yüzyılın başında İstanbul?da Topbaşı Bimarhanesi?yle kurumsallaşmaya başlayan, Cumhuriyetin kurulmasıyla beraber yeniden yapılandırılıp 1925 yılında Elazığ ve Manisa akıl hastanelerinin açılmasıyla psikiyatrik hastalar daha etkin ve bilimsel tedavilerle iyileştirilmeye çalışılmıştır. O dönemlerdeki ismiyle tımarhane kurumu, psikiyatri biliminin gelişmesiyle beraber zamanla akıl hastanelerine ve daha sonra ruh sağlığı ve hastalıkları hastanelerine dönüşmüştür. 1925?den beri ülkemizde bu alanda önemli bir misyon üstlenen Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi?nde çalışan bir çok hekim burada kazandıkları deneyimlerini daha sonraları yurtiçi ve yurtdışındaki çeşitli üniversitelere ve kurumlara taşımıştır. Hastane, doğu bölgesinde bulunan 18 ildeki hastaların tedavisi ile birlikte adli psikiyatri alanında da yıllardır hizmet veren önemli bir merkez olma rolünü bu gün de sürdürmektedir.
Dr. Ömer DENİZ/ Psikiyatr/ dromerdeniz@hotmail.com
|
|